Соображать-Сообразить

Соображать

Düşünmek

Сообразить

Düşünmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Соображать Geçmiş Zaman : соображавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Соображать Şimdiki Zaman :
  • Соображать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Соображать Edilgen Şimdiki Zaman : соображаемый
  • Сообразить Geçmiş Zaman : сообразивший
  • Сообразить Edilgen Geçmiş Zaman : соображённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Соображать Şimdiki Zaman : соображая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Сообразить Geçmiş Zaman : сообразив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Я не могу сообразить, где оставил ключи. (Anahtarları nereye bıraktığımı anlayamıyorum.)

Она быстро сообразила, что делать. (O hemen ne yapacağını anladı.)

Мы с трудом соображаем после обеда. (Öğle yemeğinden sonra zor düşünüyoruz.)

Ты сообразил, как это работает? (Sen bunun nasıl çalıştığını anladın mı?)

Он всегда быстро соображает. (O hep hızlı düşünür.)

Я не соображаю, что происходит. (Ne olduğunu anlamıyorum.)

Она не сообразила, что это шутка. (O bunun şaka olduğunu anlamadı.)

Мы пытаемся сообразить, как пройти. (Nasıl geçeceğimizi anlamaya çalışıyoruz.)

Он сообразил, где ошибка. (O hatanın nerede olduğunu anladı.)

Ты можешь сообразить, что это значит? (Bunun ne anlama geldiğini anlayabilir misin?)

Он сообразил, что нужно сделать, чтобы решить проблему. (O sorunu çözmek için ne yapılması gerektiğini anladı.)

Мы не могли сообразить, как работает новая система. (Yeni sistemin nasıl çalıştığını anlayamadık.)

Она сообразила, что лучше не вмешиваться. (O karışmamanın daha iyi olduğunu anladı.)

Он быстро сообразил, что его обманывают. (O hızlıca kandırıldığını anladı.)

Мы пытались сообразить, как выйти из этой ситуации. (Bu durumdan nasıl çıkacağımızı anlamaya çalıştık.)

Она сообразила, что её слова могут быть неправильно поняты. (O sözlerinin yanlış anlaşılabileceğini anladı.)

Он не сообразил, что его ждут. (O beklediklerini anlamadı.)

Мы сообразили, что лучше сменить тему разговора. (Konuşma konusunu değiştirmenin daha iyi olacağını anladık.)

Она сообразила, что нужно было действовать быстрее. (O daha hızlı hareket etmesi gerektiğini anladı.)

Мы не смогли сообразить, как он это сделал. (Onun bunu nasıl yaptığını anlayamadık.)